Ana SayfaYemek HaberleriSon dakika: Adalet Bakanı Gül: Yargıyı yargıya bırakacak hukuk kültürünü hep beraber...

Son dakika: Adalet Bakanı Gül: Yargıyı yargıya bırakacak hukuk kültürünü hep beraber oluşturmalıyız

class=”medyanet-inline-adv”>

Muammer İRTEM-Mehmet İNAN/ BURSA,(DHA)- Hak Bakanı Abdulhamit Gül, Bursa’da bir otelde düzenlenen, ‘Hak Bölge Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Bakan Gül’e Bursa Valisi Yakup Canbolat, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Hak Bakan Asistanları Zekeriya Birkan, Uğurhan Kuş ve hüküm mensupları birlikte rol aldı. Burada duruşma salonu başkanları, yargıç ve savcılarla bir araya gelen Bakan Gül, açıklamalarda bulunmuş oldu. Terör örgütü PKK tarafınca şehit edilişinin dokuzuncu senesinde Tunceli’nin Ovacık savcısı Murat Uzun’u dualarla andığını dikkat çeken Bakan Gül, yargısal yani adli senenin hüküm camiasına, doğruluk örgütüne ve yurttaşlara hayırlı olmasını diledi. Bakan Gül, “Bugün on birincisini gerçekleştireceğimiz, Bölge Değerlendirme Toplantımızın hayırlara vesile olmasını arzuluyorum. Bugüne dek yaptığımız değerlendirme toplantılarında dile getirilen mevzular, görüşler Ankara’da biz amacıyla konut ödevi oldu” söyledi. Bakan Gül, kelamlarına şu şekilde devam etti:

“Adaletin fiziki çehresini değiştiren altyapı yatırımlarıyla, yargıya sürat ve kalite getiren teknoloji kullanımıyla çığır açtık. Cumhurbaşkanımız liderliğinde hükümetlerimiz zamanında adaletin fiziki çehresini değiştiren altyapı yatırımlarıyla yargıya sürat ve kalite getiren hızla gelişen teknolojinin önünü açtık. Burada mühim çığırlar açtık. Bursa’da da bu hizmetlerin yansımış bulunduğunu görüyoruz. İznik, Karacabey, İnegöl, Mustafakemalpaşa ve Mudanya adliyelerini ve son olarak da Gemlik ve Orhangazi adalet sarayı binalarını tamamladık, vatandaşımızın hizmetine sunduk. Bölge Adalet sarayı Mahkemesi’nden sonrasında, Bölge İdare Mahkemesi de bu yargısal yani adli yıl itibari ile hizmete sunulmuş oldu. Yurttaşımız, avukatlarımız ve alakalı müessese temsilcileri yargısal yani adli ve yönetimsel hükümde istinaf işlemleri amacıyla buradan İstanbul’a gitme zahmetinden de kurtulmuş oldu. Bursa bölgenin basbaya yargısal yani adli merkezi olmuş durumdadır. Hak hizmetlerinde taze bir sayfa açmaktan da öte, basbaya burada taze bir çağ açtık. Hafta sonu açılışını yaptığımız Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nin taze yapısı bu atılımların taze halkası oldu. Gene Bursa Merkez Yargısal yani adli Tıp yapısı ile Bursa Eğitim Merkezi projelerini de oldukca yakın bir zamanda tamamlamış olacağız.”

class=”medyanet-inline-adv”>

‘HERKES SAYGIN MUAMELE GÖRMELİDİR’

class=”medyanet-inline-adv”>

Açıklamasında, “Bu kutlu arayış sadece yargısal adaletle insan vücudu bulur ve hüküm mensuplarının eliyle hayata geçer” diyen Bakan Gül, “Dolayısıyla, makul zamanda insaflı sonucu veren bir yargısal işleyiş, milletimizin hükümden temel beklentisidir. Bu mevzuda o zamanlardan bugüne dek oldukca mühim yol ve mesafe kat ettik. Mühim reformlar yaptık, hayata geçirmeye da devam ediyoruz. Şunu da biliyoruz ki her düzeltim iyi ve doğru uygulamalarla yaşam bulur. Sadece, doğru beklentimiz hüküm paketlerinin arkasındaki temel yaklaşımın, düşünce ve perspektifin benimsenmesi. Adliyenin kapısı adaletin kapısıdır. Bu kapıya gelen hepimiz, hakkına erişeceğini, hakka kavuşacağını bilmelidir. Bu kapıyı çalan hepimiz en saygı duyulan muameleyi görmelidir. Bu HSK tarafınca meydana konan Türk Hüküm Etiği Bildirgesi’nde de Türk yargısının millete bir taahhüdü olarak, bir belge olarak karşımızdadır. Yurttaşı temsil eden avukatın da en saygı duyulan ve ince işlem görmesi aynı da diyebileceğimiz eş tarzda hakkıdır. Hükümün bu manada avukat, yargıç, savcıyla birlikte doğruluk binasını ayakta tuttuğunu unutmadan ortaklaşa iş, diyalog içinde dinlenme hakkını en güzel tarzda sağlayarak gerçekleştireceğine inancımız tamdır. Taze yargısal yani adli yılda siz değerli ziyaretçilerimizin bu durumdaki özeni daha da artıracağınıza inanıyorum” diye söyledi.

class=”medyanet-inline-adv”>

‘YARGI YETKİSİNİ HİÇ KİMSE PAYLAŞAMAZ’

Hüküm Reformu Stratejisi’yle itimat veren ve erişilebilir bir doğruluk anlayışını meydana koyduklarını dile getiren Bakan Gül, “İnsan Hakları Fiil Tasarısı ile ‘serbest kişi, kuvvetli cemiyet, daha demokratik bir Türkiye’ hedefimiz var. Bütün bu tarz şeyleri 2023’e kadar gerçekleştirme irademiz var. Bugüne dek yasal ve konular mananında yüzde 50’si hayata mazi vaziyette. İnanıyoruz ki, Cumhuriyetimizin 100’üncü senesinde taze asra daha insaflı bir Türkiye, daha insaflı bir yerküre mananında mühim sonuçları hep beraber gerçekleştireceğiz. Kuşgusuz, bir hukuk devletinde hüküm yetkisinin münhasıran yargıya ilgili olması kadar organik bir husus yoktur. Fakat arada bir bu temel kaideyi anımsatmak vaziyetinde kalıyoruz. Adaletin yegane tecelligahı adliyelerdir, mahkemelerdir. Hüküm yetkisini asla kimse paylaşamaz. Sadece, toplumun duyarlılık gösterdiği kimi zaman vakalarda bu hassasiyeti kullanarak, hüküm yetkisini tesir altına almaya dönük söylemlere şahit olabiliyoruz. Hepimizin ortaklaşa duygularına, ortak vicdanına seslenme eden olayların araştırma yada davalarını, bağımsız ve yansız hükümü yıpratma kampanyasına dönüştürme girişimlerini kesinlikle kabul etmeyiz” söyledi.

class=”medyanet-inline-adv”>

‘YARGISIZ İNFAZI KABUL ETMİYORUZ’

Hüküm kararlarının eleştiriden münezzeh olmadığını dikkat çeken Bakan Abdulhamit Gül, “Hüküm kararlarının eleştirilirken yargıcın, savcının dosya dahil olmasında yasaları uygulamakla vazifeli bulunduğunun hatırdan çıkmaması gerekmekte. Hüküm sadece kanıtla sonuç verebilir. Güvenli olun kimse o dosyayı aylarca araştıran, didik didik okuyan, kolluğa müzekkereler yazan, kanıt kovalayan, gecesini gündüzüne ilave edip bir neticeye varan hüküm mensubundan daha iyi bilmesi imkansız. Özü de bir ana, baba, eş, kardeş olan hüküm mensubunun sanki bu vasıflardan asla havadisi yokmuş benzer biçimde gayeye oturtulmasını merhametli bulmadığımızı düpedüz tabir etmek isterim. Doğru bilgiye dayanan yapıcı eleştiri hükümün bağımsızlığına ve tarafsızlığına devamlı dayanak olur, kuvvet verir. Sadece, doğruluk duygusu benzer biçimde ulu bir değerin etkileşim ve vurgunculuk unsuru olarak kullanılmasını ise yapıcı eleştiriden ayrım ediyoruz. Bu aşamada, ‘hükümü yargıya bırakın işini yapsın’ diyoruz. Yargısız infaza hepimiz amacıyla karşı çıktığımız benzer biçimde hükümün da yargısız infazını kesinlikle kabul etmiyoruz. Hükümü yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, yüksekokul ve sivil cemiyet kuruluşlarıyla hep birlikte oluşturmamız gerekmektedir. Hükümün şahsen bağımsız ve yansız mecrasında işlemesi, hataların da o mecrada düzeltilmesi, temel kuraldır, olmazsa olmaz ilkedir. Hükümün devamlı ve her mekanda muhteşem yargılar vermediğinin ikimiz de farkındayız. Sadece tamamlanmamış, hatalı hükme karşı bir kabul etmeme yolunun, bir düzeltme mekanizmasının bulunduğunu, hukuk düzeni içinde olduğumuzu da kesinlikle unutmamamız gerekmektedir” kelimelerini kullandı.

class=”medyanet-inline-adv”>

‘ADALET, İNSAN HAYATINA DOKUNMAKTIR’

Bakan Gül, “Hak bir istatistikten ibaret değil, nicelikten ziyade kalite bizim amacıyla daha ciddidir. Hak, o rakamlardan, dosyalardan, istatistiklerden değil bir insanoğlunun hayatına dokunmaktır. Bir insanoğlunun gözyaşını silmek, mağduriyetini gidermektir. Siz değerli ziyaretçilerimizin bulunmuş olduğu makam doğruluk makamı ve yurttaşın umut kapısıdır. Toplumun doğruluk duygusunu muhafaza etmek, yargıya itimatı ayakta tutmak ilk olarak sizin duruşunuz ve tüzel çabanıza gereksinim duyuyor. Büyük mütefekkir Nurettin Topçu, ‘Üç yargıcın hükmünde yanılgı aranmaz’ der. Kalbin, kaderin ve ölümün. Siz değerli ziyaretçilerimizin yalnızca kanunların emrinde pak vicdanınızla vereceğiniz sonuç işte o kalbin hükmüdür. Orada yanılgı olmayacağına inanıyoruz. Vereceğiniz kararla doğruluk yerini bulmakla kalmamalı, yerini bulmasının sağlandığı da düpedüz görülmelidir. Peki bu iyi mi görünecek? Hüküm insaflı bir halde sonuç verdiğini, doğrucu davrandığını, anlaşılır gerekçeyle, taze tartışmalara yol açmayıp, münakaşa bitiren hükümleriyle hakka ayna meblağ. İşte sizin doğru ve anlaşılır bir üslupla, sağlam gerekçeyle yazdığınız kararla doğruluk belirli olur olacaktır. Yargısal işleyişin tek gayeyi adaletin gecikmeksizin tecelli etmesidir. Geciken doğruluk, caydırmaz. Geciken doğruluk onarmaz; geciken doğruluk tecelli de etmez. İnsanın onurunu korumayı, suçsuzluk karinesini ve lekelenmeme hakkını temel ilke edindik. Bu ilkeler değişmez önceliğimizdir. Bu çerçevede devamlı yasal değişimleri de bu düzeltim geçen zamanı öncülük etmektedir. Mesela, çalışma saatleri haricinde yakalanan, tabiri alınıp da özgür bırakılacak bir bireyle alakalı ‘otelde yakaladım, çabuk gözaltına alayım’ şeklindeki uygulamalara son verdik. Burada milletimize, insanımıza güveniyoruz” söyledi.

‘SUÇUN DELİLLERİ DIŞINDAKİ BİLGİLER KİMSEYİ İLGİLENDİRMEZ’

Yalnız tabir vermek amacıyla bir gece yarısı gözaltısına son verdiklerini dikkat çeken Bakan Gül, “İddianamede, yüklenen kabahati oluşturan vakalar ve suçun kanıtlarıyla alakası bulunmayan ifadelerin, bilgilerin mekan almamasına amaçlı son kanunda organizasyonlar yapılmış oldu. Bireyin hususi yaşamın gizliliğinin sakınması, kişi onurunu koruma etmenin en mühim parçasıdır. İddia mevzusu her neyse o anlatılmalıdır. Suçun kanıtı ilişkisi olan bilgiler orada mekan almalıdır. Bunun haricinde kalan bölümler kimseyi alakadar etmez. Bir ayrı tertip olarak aklanma sonucu verilmesi vaziyetinde, iletişimin tespitine yada dinlenmesine bağlı kayıtların yok edilmesine bağlı bir düzenlemedir. Burada da kişi onuruna ve hususi yaşamın mahremiyetine saygı esastır. Bütün bu kanunlar çıkarılmıştır, kanunlaşmıştır. Hemen en iyi yapma olarak yasamanın çıkardığı bu kanunlar uygulayıcılara, sizlere emanettir. En iyi tarzda uygulayacağına inanıyoruz, milletimizin de beklentisi bu yöndedir” diye söyledi.

‘ADALETİ TESİS ETMEK BOYNUMUZUN BORCU’

Cumhurbaşkanı (kamubaşkanı) Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve milletin yanında, millet amacıyla bu reformları sürdüreceklerini önemseyen Gül, “Reformlarımızın da düzeltim irademizin de arkasındayız. Sahadaki yansımaların da takipçisiyiz. Bütün bu çalışmalarla İzmir’den Van’a, Bursa’dan Kırşehir’e, Mersin’den Sinop’a, işçisinden memuruna, hanımından erkeğine, yaşlısından gencine 84 milyon insanımızın beklediği adaletin tecelli etmesi konusunda birtek görüş, hayat biçimi, felsefi fikir, mezhep, kanı ve ayrı fark gözetmeksizin her insanın beklediği hakkı tesis etmek hepimizin boynunun borcudur. Milletimizin beklentisi de budur” söyledi.

Konuşmaların arkasından Bakan Gül, Bursa Bölge İdare Mahkemesi’ni ziyaret ederek, Duruşma salonu Başkanı Mahmut Şahin’den data aldı.

BAKAN GÜL, ADLİYELERİ ZİYARET ETTİ

Hak Bakanı Abdulhamit Gül, Bursa Adliyesi’ni ziyaret ederek, Bursa Cumhuriyet (ulusal egemenlik) Başsavcısı Gökhan Şen’den data aldı. Personelle de bir zaman söyleşi eden Bakan Gül, hemen sonra Bursa Bölge Adliyesi’ne geldi. Burada, yemekhanede sıraya girip yemeğini yer Bakan Gül, personelle beraber yiyecek yedi. Bakan Gül, hemen sonra yapmış olduğu konuşmada, sözleşmeli personellerin ekibe geçişi amacıyla çalıştıklarını söylemiş oldu.

‘SÖZLEŞMELİ KADROLU ÇALIŞAN AYRIMI KALMASIN’

Bakan Gül, “Kararlarda hakimlerin savcıların adları var. Duruşmalara taraflar geliyor. Süreçlerin böyle başarıya ulaşmış bir halde sürdürülmesi, bizim çalışanlarımız yardımıyla oluyor. Sizler adliyede, kalemin bu manada tozunu yutan ve adaletin tecellisi mananında gece gündüz çalışan arkadaşlarımızsınız. O yüzden hepinize tek başına tek başına minnet duyuyorum. Sizler ne kadar bu manada bu çalışmalarda çaba gösteriyorsanız, hakka itimat o denli fazlalaşıyor. Şundan dolayı dataları siz giriyorsunuz, bazı işleri de sizler yapıyorsunuz. Görüşmede raporu zapta sizler yazıyorsunuz. Bütün yargısal işlemlerle alakalı temel itibari ile biz bile avukatlık yaptığımızda kalemdeki müdür arkadaşlarımızdan, çalışan arkadaşlarımızdan oldukca istifade ederdik. Yalnız işini meydana getiren değil, yargısal meslekte kulak kesilen uygulamaları ve mevzuatı yakından takip eden deneyimli arkadaşlarımız var. Güzel bir personelimiz var. Bütün bu çalışmalarda biz amacıyla mühim olan toplu sözleşmelerle alakalı kazanımlar elde ettik. Bu toplu sözleşmeyi yakından takip ettik. Nöbet ve öteki ücretlerle alakalı oldukca mühim sonuçlar aldık. İnşallah bundan sonrasında da bilhassa sözleşmeli arkadaşlarımızın ekibe geçmesi bizim birinci meselemiz. Bunu yakından takip edeceğiz. Biz istiyoruz ki, aynı da diyebileceğimiz eş masada çalışan şahıslarda sözleşmeli kadrolu ayrımı kalmasın. Bunu ortadan kaldıracağız” söyledi.

‘GELENLERE ANNENİZ BABANIZMIŞ GİBİ DAVRANIN’

Personellerin taleplerini dinlediğini dikkat çeken Bakan Gül, “Daha iyi ne yapabiliriz diye bunun takip edeni olacağız. Uygulamada yaşanmış olan arıza var ise bunun takip edeni olacağız. Temel hedefimiz, yurttaş bu adliyenin kapısından girdiğinde bizim sizden tek isteğimiz var. O da, ‘bana insaflı bir halde davranıldı’ diye, bu kapıdan çıkması. O yüzden adliyeye girildiğinde vatandaşla, yurttaşın temsilcisi avukatla olan diyaloglar oldukca mühim. Şunu dile getirmek isterim ki, anneniz ve babanızın adliyeye yolu düştüğünde iyi mi davranılmasını isterseniz, her gelen bireye anneniz, babanız, kardeşinizmiş benzer biçimde davranın. O şekilde davrandıkça yurttaşın bu manada hakka itimatı yükselir. Hepinize bu uğurda tek başına tek başına başarılar arzuluyorum. Biz personelimizi, bu manada mali ve fiziki emek harcama koşullarıyla alakalı devamlı gelişmenin başköşesinde tutacağız” diye söyledi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Must Read